Deniz Üstü Rüzgar Enerjisinde Tarihi Kapasite Artışı

Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) tarafından yayımlanan “2026 Küresel Deniz Üstü Rüzgar” raporu, deniz üstü rüzgar enerjisi alanında önemli bir gelişmeyi ortaya koydu. Rapora göre, yeni kurulumlar bir önceki yıla göre yüzde 16 oranında artış gösterdi ve bu durum, deniz üstü rüzgar enerjisi tarihinde üçüncü en yüksek yıl olarak kaydedildi.
Yeni Kapasite ve Küresel Dağılım
2025 yılı itibarıyla dünya genelinde toplamda 9,3 gigavat yeni deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesi elektrik şebekesine bağlandı. Bu gelişme ile birlikte, toplam kurulu kapasite 92,5 gigavata ulaştı. Raporda, Çin’in üst üste sekizinci kez dünyanın en fazla yeni deniz üstü rüzgar enerjisi kurulumunu gerçekleştiren ülke olduğu vurgulandı. Ülkede devreye alınan 6,6 gigavatlık yeni kapasite ile toplam deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesi 48,4 gigavata yükseldi.
Çin’de 2021 yılından bu yana uygulanan elektrik alım garantisi tarifelerinin sona ermesinin ardından, deniz üstü rüzgar enerjisi piyasası “şebeke paritesi” mekanizması ile destekleniyor. Geçen yılki yeni kapasite ilaveleri, beklentilerin altında kalmasına rağmen, 2025 yılı itibarıyla ikinci en yüksek yıl olarak kaydedildi.
Avrupa ve Amerika’nın Durumu
Avrupa, geçen yıl üç farklı pazarda yer alan beş rüzgar santralinden yaklaşık 2 gigavat yeni deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesini devreye aldı. Bu miktar, dünya genelinde şebekeye bağlanan deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesinin yaklaşık beşte birine denk geliyor. Öte yandan, Amerika kıtasında işletmedeki tek deniz üstü rüzgar enerjisi santrali olan ABD’de, 806 megavat kapasiteli Vineyard Wind 1 projesinin devreye alınması gecikmeli olarak gerçekleşti. Proje, ABD İçişleri Bakanlığı’nın geçen yıl aralık ayında verdiği iş durdurma kararı nedeniyle 2026’nın ilk çeyreğine ertelendi, ancak rapora göre proje yakın zamanda faaliyete geçti.
Değerlendirme
Deniz üstü rüzgar enerjisi alanındaki bu artış, küresel enerji dönüşümünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle Çin’in liderliği, sektördeki büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik bir rol oynuyor. Ancak, Avrupa ve ABD’deki gelişmelerin de dikkatle izlenmesi gerekiyor. Gecikmeler ve piyasa dinamikleri, gelecekteki yatırımlar üzerinde etkili olabilir. Bu bağlamda, deniz üstü rüzgar enerjisi projelerinin hızlandırılması, enerji güvenliği ve iklim hedefleri açısından büyük önem taşıyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yapay zeka destekli bir analiz çalışması olup yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Burada yer alan bilgi, yorum ve değerlendirmeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.