100 Gün Süren Savaşın Ekonomik Yükü Ağıraşan Bir Hesap

100 Günlük Savaşın Ekonomik Faturası Ağır Oldu
ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta patlak veren savaş, yalnızca insani kayıplara yol açmakla kalmadı, aynı zamanda küresel ekonomi üzerinde de ciddi zorluklar yarattı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi trafiğini büyük ölçüde durdurması, dünya genelinde birçok sektörü olumsuz etkiledi.
Rakamlar ve Veriler
Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar nedeniyle küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20’si, gübre ticaretinin yüzde 30’u, üre arzının yaklaşık yüzde 40’ı, kükürt arzının yüzde 50’si ve fosfat tedarikinin yüzde 30’u etkilendi. 7 Haziran itibarıyla savaşın 100’üncü gününde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, bu durumu “tarihteki en büyük enerji krizine” yol açan bir arz şoku olarak tanımladı.
IEA verilerine göre, dünya genelinde günlük petrol tüketimi Nisan ayında 104 milyon varil seviyesine ulaşırken, petrol arzı 95,1 milyon varilde kaldı. Hürmüz Boğazı’ndaki akışın durma noktasına gelmesiyle birlikte, Körfez’deki petrol üreticilerinin günlük kaybı 14,4 milyon varili buldu. Arz sıkışıklığı nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı, savaş öncesi seviyenin yüzde 30 üzerinde, Avrupa gaz fiyatları ise yüzde 50 artış gösterdi.
Piyasaya Etkileri
Dünya Deniz Taşımacılığı Konseyi verilerine göre, gemi yakıt maliyetleri bu süreçte yüzde 59 oranında artış gösterdi. Küresel taşımacılık ağındaki aksaklıklar ve yükselen yakıt maliyetleri, tedarik zinciri üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Fiyatlardaki ani artış, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilerin mahsur kalmasıyla küresel filonun daralmasına ve nakliye maliyetlerinin yükselmesine yol açtı. Bu durum, birçok ülkenin ihracat ve ithalat dengesinin bozulmasına sebep olarak enflasyon beklentilerini artırdı.
Analiz ve Değerlendirme
AA muhabirinin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Ekonomik Görünüm Raporu’ndan derlediği bilgilere göre, savaşın süresi küresel ekonomik büyüme üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olacak. Savaşın kısa sürmesi halinde, küresel ekonomik büyümenin 2025’teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8’e düşmesi, 2027’de ise yeniden yüzde 3,1 seviyesine çıkması bekleniyor. Dünya ekonomisinin büyüklüğünün yaklaşık 118 trilyon dolar olduğu göz önüne alındığında, büyümedeki 0,6 puanlık zayıflama, en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayba işaret ediyor.
Ancak savaşın ve ticaret akışındaki aksaklıkların uzun sürmesi durumunda, dünya ekonomisindeki büyümenin bu yıl yüzde 2,1 ve 2027’de yüzde 1,8 seviyesine kadar düşebileceği öngörülüyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, savaşın tetiklediği petrol krizi nedeniyle bu yıla ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminini 0,2 puan düşürerek yüzde 2,4 seviyesine indirdi.
Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı’nın temmuza kadar yeniden açılmayacağını öngörüyor. Bu durum, petrol piyasalarının önümüzdeki iki ayda stokların azalması nedeniyle daha da sıkılaşacağı anlamına geliyor. OECD, küresel ticaretteki büyümenin de 2025’teki yüzde 5 seviyesinden bu yıl yüzde 3,1’e ve 2027’de yüzde 2,9’a düşeceğini tahmin ediyor.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), özellikle petrol ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkelerin ekonomik zorluklarının giderek ağırlaştığını belirtiyor. Bu ülkelerin yıllık ithalat faturalarının, mevcut ithalat seviyeleri göz önüne alındığında, petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle 20 milyar dolardan fazla ek yük getirebileceği hesaplanıyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik, yapay zeka tarafından analiz edilerek oluşturulmuştur ve finansal bir bilgi notu niteliğindedir. Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir…
Haberin devamını ve tüm detayları www.borsagundem.com.tr adresinden okuyabilirsiniz.